15 Nisan 2013 Pazartesi

~ Batılı Aydınların Peygamber Efendimiz (s.a.v) Hakkındaki Sözleri ~




İnsanlar herşeyden daha fazla Muhammed'e kulak vermelidir. Diğer bütün sözler Onun karşısında boş sözlerdir. (Thomas Carly)

Hz. Muhammed'i sevmeyenler Onu yeterince tanımayanlardır. (Gibson)

Bütün zamanların en büyük lideri Muhammed idi. (Prof. Jules Masserman)

Ben şahsen Hz. Muhammed'in hayranıyım. (Sosyolog V.D Eratsen)

14 asır geçmesine rağmen, Hz. Muhammed, bu zamanın tek rehberi, tek hidayet Resülüdür. (Raymons Lorenge)

Muhammed hürmet ve saygıya fazlasıyla layıktır. (Tolstoy)

Muhammed, tarihte dini ve dünyevi açılardan en üstün başarıya ulaşmış tek kişidir. (Prof.Dr.Micheal Hart)

Ben bu hayret uyandırıcı insanın hayatını inceledim. Benim görüşüme göre Onu insanlığın kurtarıcısı olarak tanımamız lazımdır. (Bernard Shaw)

Hiç kimse Muhammed'in kurallarından daha ileri bir adım atamaz. Biz Avrupa milletleri, medeni imkanlarımıza rağmen Hz. Muhammed'in son basamağına varmış olduğu merdivenin daha ilk basamağındayız. Şüphe yokki bu yarışmada kimse Onu geçemeyecektir. (Geothe)

Büyük İslam Peygamberi, Yüce Yaratıcının katına çıkıp, Onunla buluşmuştur. Ben Mirac'a bütün kalbimle inanıyorum. (Dostoyevski)

Sana muâsır bir vücud olamadığımdan dolayı müteessirim ey Muhammed (a.s.m.)! Muallimi ve nâşiri olduğun bu kitap senin değildir. O Lâhûtîdir. Bu kitabın Lâhûtî olduğunu inkâr etmek, mevzû ilimlerin butlânını ileri sürmek kadar gülünçtür. Bunun için, beşeriyet senin gibi mümtaz bir kudreti bir defa görmüş, bundan sonra göremeyecektir.
(Prens BISMARCK)

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمّدٍ

Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin ve Ala Ali Seyyidina Muhammed.

______________________________________________

~ 14-20 NİSAN-KUTLU DOĞUM HAFTASI ~




اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمّدٍ

Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin ve Ala Ali Seyyidina Muhammed.

"Ümmetimin bana en yakın olanları, bana en çok salavat getirenleridir."

Hadis (Beyhaki)

14-20 NİSAN KUTLU DOĞUM HAFTASI HAYIRLARA VESİLE OLSUN İNŞAALLAH.

______________________________________________

13 Nisan 2013 Cumartesi

“Antepli Bir Kebapçının Reklam Broşüründen"




OYUNA GELMEYİN!

Ey asil ve necip TÜRK milleti!. Diyet, perhiz, rejim gibi faaliyetler hedefte Türk delikanlılarının ve genelde de Türk milletinin devamını engellemek için dış mihraklar tarafından gündeme getirilmiş şuurlu bir düzmecedir.

Gaye, eskiden bir koyunu, bir oturuşta götüren dev gibi babayiğit atalarımızı ve tarlada doğum yaptıktan sonra bebeğini kundaklayıp, elde orak tarlada çalışmaya devam eden Türk kadınlarını; kalori hesaplayan, hapşırınca yatağa giren, fitness ve aerobik yapan çıtkırıldım tiplere dönüştürmek ve Türkleri
Çinliler, Japonlar gibi sıska, zayıf ve sağlıksız bir ırk haline getirmektir.


İcabi halinde 240 kiloluk top mermisini tek başına namluya süren bir babayiğidin, kalori hesaplayan, yoğurtlu kebabı reddeden bir züppe haline getirilmesinden daha büyük bir soykırım olabilir mi?

İç yağının, kuyruk yağlarının, anamızın Vita yağının kolestrol yaptığı palavradır. Kolestrol, kebapları yedikten sonra iki şiŞe soda içerek ayarlanabilecek bir gaz durumudur.

Sakın bu oyuna düşmeyin. Feminizm, kadın hakları, çevre şuuru ve eşitlik adı altında Türk kızlarının akılları çelinerek, yemek yapmayı bilmeyen, bizim istikbalimiz olan yavrularını, abuk subuk yiyeceklerle yetiştirecek, damak zevki gelişmemiş, sunta kılıklı diyet bisküvilerini yiyecek sanan bir hale getirmişlerdir.

Ayrıca kör olası dış mihraklar, bu kızlarımıza kebap, soğan, çiğ köfte vb. Lezzetleri yiyen, bardak bardak şalgam suyu içen yiğitlerimize hanzo-kıro gibi sıfatlar takmayı öğretmişlerdir.

Ayrıca son yıllarda moda gibi gösterilmeye çalışılan Çin mutfağı diye bir şey yoktur. Bu sözde mutfak, acayip zerzevat ile acayip mahlukatın, wog adı verilen bir tencerede yarı pişmiş yarı çiğ olarak hazırlanıp insanlara eziyet olsun diye sopalarla yenmesinden ibaret bir hokkabazlıktır.
Sakın kanmayın, sakın yemeyin. Helal değildir!

SİZ KEBAP, CİĞER KAVURMA, NOHUTLU DÜRÜM, BEYRAN VE MİS GİBİ FISTIKLI BAKLAVA YİYİN.

Unutmayın su uyur, düşman uyumaz!


"Antepli Bir Kebapçının reklam broşüründen"

_________________________________________________




Antepli Kebapçı Ağabeyimizin yüreğine sağlık...


"Türk kadınlarını; kalori hesaplayan, hapşırınca yatağa giren, fitness ve aerobik yapan çıtkırıldım tiplere dönüştürmek ve Türkleri Çinliler, Japonlar gibi sıska, zayıf ve sağlıksız bir ırk haline getirmektir" :).. Kesinlikle doğru....


11 Nisan 2013 Perşembe

~ Demlikte Kalan Çayla Bakın Neler Yapabiliriz ~




Saçınız mat mı ?

Saçınızı şampuanladıktan sonra son su olarak bir çaydanlık ılık çayla durulayın.Bakın saçlarınız nasıl ışıldıyor .

Ayağınız mı kokuyor ?

Ilık çay dolu bir leğene ayaklarınızı daldırın ve her akşam yatmadan önce 10 dakika tutun. 10 günde koku diye bir şey kalmayacaktır.

Boğazınız mı ağrıyor?

Posaları süzüp soğuyan demi boğaz ağrılarınız için gargara olarak kullanın.

Cildiniz çok mu yağlı?

Banyodan çıkmadan son su olarak bir çaydanlık çay ile teninizi ovuşturun, balsam vazifesini görün.

Eliniz balık ,soğan mı kokuyor?

Balık ayıkladınız, ellerinizi sabunla yıkadınız, halâ balık kokuyor . Ya da soğan soydunuz , soğan kokuyor . işte kurtarıcınız yine çay. Elinizi demli çayla yıkayın . Bakın bakalım hiç koku kalmış mı ?

Gözünüz çapak mı yapıyor?

Kaynamış çayı bir tasa koyup buharı gözünüze gelecek biçimde başınızı üstüne koyun. Ya da ılık çaya batırılmış pamuğu gözlerinize ve etrafına tatbik edin.

Buzdolabınız koku mu yapıyor?

Demlikte kalmış çay posalarını kurutup bir kap içinde buzdolabının orta rafına yerleştirin, kokudan eser kalmayacak..

______________________________________________________


Yukarıdaki bilgiler tevafuken denk geldiğim bir siteden alıntı, aşağıda ki bilgiler de benden olsun...

Çok güzel çaylı kek yapabilirsiniz mesela...

Gözlerinizin şişliğini ve yorgunluğunu almak için birebirdir ..
(patateste çok iyi gelir aynı durum için)

Yazı kağıdını sarartmak için kullanabilirsiniz.

Bir gazeteyi serip üstüne beyaz kağıdı koyduktan sonra, sünger, pamuk, ya da fırçayla çayı kağıda sürüp, saç kurutma makinesiyle kuruttuktan sonra, bir yüzü sarı diğer yüzü beyaz kalacak şekil sarartma yapabilirsiniz..(Altta su emici gazete olmazsa sarı renk kağıdın altına da bulaşır hoş olmaz)
İsterseniz, kağıdın her iki yüzünü ya da kağıdın yalnızca orta kısmını sarartabilirsin.

Sevgiler, Selam ve Dua ile...

(eski blogumdan hatıra kalan bir yazıydı)


1 Şubat 2013 Cuma

~ Borç ve Dertlerin Devası İçin Dua ~



Ebü Said radiyallahu anh şöyle anlatıyor: Peygamberimiz (s.a.v.) bir gün mescide girdi ve orada Ensar‘dan Ebü Ümame denilen adama rastladı da, kendisine:

— Ey Ebü Umame ! Ne diye namaz vaktinin dışında seni mescidde oturur halde görüyorum? diye sordu. Ebü Ümame:

Beni saran dertler ve borçlar yüzünden ey Allah‘ın Resulü, dedi.

Peygamberimiz (s.a.v.):

— Sana ait bir dua öğreteyim mi ki, bunu okuduğun zaman, Allah derdine deva verir, borcunu ödettirir? buyurdu. Bunur üzerine ben:

— Öğret ey Allah‘ın Resulü, dedim. Peygamberimiz (s.a.v.):

Sabah ve akşam şu duayı oku buyurdu.

“Allahümme innii eüzü bike minel cübni vel buhli ve minel aczi vel keseli ve min galebetiddeyni ve kahrir-rical“

Allah’ım! Üzüntü ve kederden sana sığınırım. Acziyetden ve tenbellikten sana sığınırım. Korkaklıktan ve cimrilikten sana sığınırım. Borç altına düşmekten ve düşmanların üstün gelmesinden sana sığınırım.”

Ebû Umâme der ki, ben bunu yaptım. Allah Tealâ, üzüntü ve kederimi giderdi ve borcumu benden kaldırdı. ( Ebu Davud)